Diş Dolguları

Dolgu Nedir?

Dolgu; dişteki çürüğün temizlenip oluşacak boşluğun uygun bir materyalle doldurulması işlemidir. Dolgu için kullanılan çok çeşitli malzemeler vardır. Önceden sıklıkla amalgam dolgu dediğimiz siyah dolgular kullanılmaktaydı. Ancak günümüzde amalgam dolgular yerini sağlamlık açısından aynı, estetik açıdan daha üstün bir materyal olan kompozitlere bıraktılar.

Dolgu sonrasında 7-10 gün süren soğuk-sıcak, tatlı hassasiyeti görülebilir. Bu genellikle geçici bir durumdur. Eğer bu süre içinde hassasiyette azalma olmuyorsa hekiminize bu durumu bildirmeniz gerekmektedir. Hekiminiz hassasiyet önleyici bir takım yöntemler önerebilir. Bazı durumlarda da dişe kanal tedavisi uygulanır.

Bazen hasta ısırmayla birlikte bir ağrı hisseder. Anestezinin etkisi kaybolunca başlayan ve sürekli devam eden bir ağrı olur. Hekiminiz yüksekliği alıp dolguyu yeniden cilalamak için sizi görmek isteyebilir.

Dolgu ve cila işlemlerinden sonra bile bazen keskin ya da cilalanmamış kenarlar kalabilir. Anestezi nedeniyle bunu hissetmeyebilirsiniz ancak ağız içinde ve dilde yara oluşmaması için buraların düzeltilmesi gerekir.

Kaç Tür Dolgu Vardır?

Diş dolguları 3 türdür.

  1. Amalgam Dolgu
  2. Kompozit Dolgu
  3. Porselen Dolgu

Amalgam Dolgular

Eskiden cok sik kullanilmasina ragmen icerisindeki civa nedeniyle gunumuzde tercih edilmemektedir.

Kompozit Dolgular

Estetik  diş hekimliğinde önemli bir yere sahip olan kompozit dolgular , doğal diş renginde olmaları ve son zamanlarda  içeriklerindeki önemli gelişmelerle sağlamlıklarının arttırılmış olmaları nedeniyle sıklıkla kullanılmaktadırlar. Kompozit dolguların kullanımıyla tek bir seans, gülüşünüz ve yüz ifadenizin değişimi için yeterli olabilmektedir.
Kompozit dolguların kullanım alanları

  • Çürük dişlerin tedavisi,
  • Eski amalgam dolguların değişimi,
  • Diş aralarındaki boşlukların kapatılması(bondıng)
  • Kırık dişlerin restorasyonu,
  • Küçük çapraşıklıkların düzeltilmesi,
  • Lamina kaplama gibi durumlarda kullanılır.

AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI

  • bazı durumlarda kompozit dolgu yeterli dayanıklılığı gösteremeyebilir.
  • Aşırı geniş madde kaybı  çürük varlığında  kompozit dolgu yerine porselen dolgular tercih edilmelidir.
  • Kompozit dolgularda zamanla oluşabilecek renk tonu değişiklikleri de porselen dolguya göre bir dezavantajdır.

Porselen dolgular(Porselen inley ya da Onley)

 laboratuarda  hazırlanan üstün estetik ve dayanıklılığa sahip dolgulardır. Kompozit dolgulara  göre, uygulandıkları diş ve komşu dişler ile çok daha uyumludur. Dişin  kırık, çürük veya eski dolgulu kısmı uzaklaştırıldıktan sonra kalan sağlam  bölümün ölçüsü alınarak laboratuara yollanır. Laboratuar ortamında, hassas bir  teknoloji ile hazırlanan model, özel IPS makinesine alınarak mükemmel estetik ve fonksiyona sahip  dolgular elde edilir.

AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI:

  • Doku dostu dolgulardır, biyolojik uyumları en yüksek olan malzemelerdir.
  • İleri teknoloji ile üretilirler
  • Porselen dolgu yönteminde ağızdaki sağlıklı diş dokusuna dokunulmaz. Normal dolguda açılan diş kavitesi üzerinde yapılan birkaç değişiklik ile diş porselen dolguya hazır hale getirilebilmektedir
  • Ayrıca bu porselenler dişin sertliğine en yakın ve dişeti ile en uyumlu  malzemelerdir. Sertliği dişin mine dokusuna çok yakın olduğu için diğer  porselenler gibi dişleri aşındırmaz, kompozit dolgular gibi de aşınmaz.
  • Özellikle büyük madde kayıplarında, kompozit dolgu veya kuron(kaplama)  yerine tercih edilmelidir.

Tam Protezler

Protez nedir?

Ağızdaki dişlerin kaybedilmesi sonucu meydana gelen boşlukların yapay maddelerle tamamlanmasını sağlamak için yapılan apareylerdir. Halk arasında “takma diş” olarak da bilinir. Protetik tedavi seri bir imalat değil her hasta için ve her hastanın çeşitli özelliklerine göre düşünülüp planlanan kişiye özel bir tedavi şeklidir. Protezlerin yapımı klinik ve laboratuvar olarak çok çeşitli evreleri içerir. Bir protezin başarı veya başarısızlığı öncelikle teşhis ve bunu takiben tedavi planlamasına dayanır. Hastaları dikkatli bir şekilde muayene ederek gerekli bilgilerin toplanması, sorular sorarak isteklerinin belirlenmesi, eski protezi varsa nelerden memnun olmadığının anlaşılması, hastanın psikolojik durumunun gözlenmesi hekim için çok gerekli teşhis evresini oluştur.
62b907ac74cae809db787a004d8a258d
  1. Hastanın yemek yiyebilmesini ve böylece beslenmesini sağlamak (Fonksiyon ) : Protezler hastaların çiğneyebilmesini ve beslenebilmesini sağlar. besinlerin iyi çiğnenmemesi sindirim rahatsızlıklarına neden olur. çok uzun yıllar dişsiz kalmış ve protez yaptırmamış insanlar çiğneyebildiklerini düşünmelerine ragmen aslinda cene ve eklemlerine zarar vermektedirler.dengeli beslenebilmek için her türlü besinin alınması gerekir ve bunun içinde dişlere ve iyi çiğnemeye ihtiyac vardır.
  2. Hastanın estetiğini sağlamak: Estetik tarih boyunca özellikle günümüzde çok önemli bir konudur. Dişsiz insanların başkaları tarafından görülmesi değil, kendilerinin aynaya bakması bile mental bir travma oluşturabilir. Bu nedenle protezlerin ikinci büyük amacı estetik kaynaklıdır.
  3. Hastanın güzel ve anlaşılabilir konuşmasını sağlamak (Fonasyon) : Seslerin oluşum mekanizmasında dişler en onemlıorganlardır. Dişlerin olmaması anlaşılabilir konuşmamaya neden olur. Protezlerin yapımı ile bu durum düzeltilebilir . hatalı protez yapımı sonucu insanların kötü konuşmaları da görülebilir. Veya başlangıçtaki alışma döneminde belki bazı sesler bozuk telaffuz edilebilir. genel olarak iyi yapılmış protezler hastanın düzgün ve anlaşılabilir konuşmasını sağlar.
  4. Dişsizlikten kaynaklanan psikolojik sorunları ortadan kaldırmak: Dişleri olmayan bir insanın toplum içinde bulunması, insanlar ılıskıleri , kadın -erkek ilişkileri gibi durumlardaozguven eksıklıgıneneden olur . Dişlerin yapımı ile hasta kendine güvenini kazanır ve psikolojik acıdan sağlıklı bir hale gelir.
  5. Dokuların devamlılığını ve bütünlüğünü korumak : Gerek yumuşak (mukoza) gerekse sert (kemik) dokuların sağlıklı olabilmeleri ve devamlılıklarını koruyabilmeleri için fonksiyonel basınç almaları gerekir. Basınç aralıklı ve kısa süreli olmalıdır.Böylece kan dolaşımı stimüle edilmiş ve kemik dokusunda da yeni kemik yapımı faaliyeti kamçılanmış olur. İşte bu nedenle protez yapım amaçlarından en önemlisi dokuların devamlılığını ve bütünlüğünü korumaktır .

Kaç Türlü Protez Vardır?

  • Sabit Protezler (kron-köprü benzeri yapıştırmalı protezler)
  • Hareketli Protezler (total ya da bölümlü protezler)
  • implant üstü protezler (sabit veya hareketli)

Sabit Protezler (kronlar köprü protezleri)

Kron Nedir?
Dişte; çürük, kırık, çatlama gibi nedenlerle oluşmuş aşırı harabiyet durumunda dişi koruma altına alma amacıyla yapılan restorasyonlardır. Dis kronlanirken yarisi on arka ve kesici kenarlardan asindirilir..
Hangi Durumlarda Uygulanır?
  • Cürük diş dokusunun temizlenmesi sonucu dolgu ya da inlay yapılabilecek yeterli alanın kkalmamasi
  • Eksik dis bolgesine implant yapildiysa implantin ust yapisi olarak
  • Kanal tedavisi sonrasi gucsuzlesen disi koruma altina almak amaciyla
  • Kırık dislerde disin devamliligii saglamak için
  • Dis sikma gicirdatma, asitli iceceklerin asiri tuketilmasi nedeniyle olusan asinmalarda
  • Dis dizisindeki duzensizliklerin estetik olarak duzeltilmesi amaciyla disler kuronlanir.
Kuronun Alternatifi Nedir?

Dis kuronlanirken yarisindancogu asindirilarak kucultulur.Eger dislerin durumu uygunsa on dislerde biraz daha konservatif bir yontem olan porselen laminalar tercih edilebilir.Arka azi dislerde de porselen inley onley dolgular tercih edilir.

Kronlar 2 çeşittir;
    1. Metal Destekli Seramik Kronlar ve köpruler

Aşırı madde kaybına uğramış dişlerin restorasyonu için yaptığımız kuron veya köprü protezlerini normalde altyapılarını metal olarak imal eder ve üstteki porselenin kırılmamasını sağlarız. Metal destekli porselenlerin alt yapısında kullanılan bazı metallere karşı (nikel vb.) alerji olusabilir.Günümüzde artık metal kullanmadan güçlendirilmiş porselenden üretilen altyapılar metalin yerini tutmaktadır.

    1. Metal Desteksiz Tam Seramik Kuronlar ve Köprüler

Doğal dişler ışığı geçirir. Bunun sonucu olarak da dişte derinlik ve canlılık ortaya çıkar. Metal desteksiz porselen kuronların (tam seramik) ışık geçirme özelliklerinden dolayı, derinlik ve canlılıkları daha fazladır böylece doğal dişe en yakın sonuçlar elde edilir.

Bir ya da birden çok diş kayıpları , yada estetik diş hekimliği sorunu olan kişilerde, diş – diş eti – dudak ve gülme sorunu olan kişilerde porselen materyaller kullanılarak ideal estetik bir gülümseme sağlanmak amacı ile porselenler kullanılmaktadır. Yeni araştırmalar göstermektedir ki artık alt yapısında metal desteği olmayan porselenler tavsiye edilmektedir.

Bu uygulamaların bazılarında hekim bazılarında ise Hekim hasta birlikte karar verirler. Kullanılan materyaller;

  1. Lamine
  2. Empres
  3. Zirkonyum
  4. Cercon (Zirkonyum Oksit)
  5. Galvano
  6. Procera (Alimina Oksit)

Hareketli Protezler

Bazı ana dişlerin var olduğu bazılarınında çekilmiş olduğu vakalarda yapılan ve takılıp çıkarılabilen protez tipidir. Bu protezlere HAREKETLI PROTEZ denir. Parsiyel protezler ya klasik akrilik protez şeklinde yada veya iskelet protez denilen tek parça dökümden yapılır.Total protezler (Hiç diş olmayan ağızlara uygulanmaktadır. İleriki yaşlarda kullanılır) Parsiyel protezler (Kısmen dişsiz ağızlara uygulanmaktadır. Kroşe adı verilen, dişlerin üstüne gelen kancalar veya tırnaklar kullanılmaktadır)Hasas tutuculu protezler (Yine kısmen dişsiz ağızlara uygulanan kancası olmayan metal destekli protezlerdir) Parsiyel protezin kroşeler yerine hassas tutucularla ana dişe bağlanması ile yapılan protez tipidir. Ağızdaki dikey boyut mesafesine göre dikey sürgü yada topuz sürgü kullanılır. Diğer hareketli protez tiplerine göre daha estetiktir. Fakat bu sistem daha pahalıdır..

İmplant Üstü Protezler

implant_ustu_tam_damak_proteziSon yıllarda total protezler dişsiz ağızların tek şansı olmaktan çıkmıştır. Çene kemiğine yerleştirilen implantlar ve bunlardan destek alınarak hazırlanan protezler artık hastalara kendi dişleriyle çiğniyormuş hissi vermekte ve bu sebeple sıklıkla tercih edilmektedir.En basitinden alt çeneye yerleştirilen 2 implant daha haraketli ve uyumun daha zor olduğu alt çenede protezlerin haraketini azaltmakta ve büyük rahatlık sağlamaktadır. Minimum 2 olmak üzere dişsiz ağızlarda hastanın istekleri ve kemik durumuna göre çok farklı sayılarda implantlar ile sabit yada haraketli protezler yapılabilmektedir.

  1. Yeni protez ağızda yabancı ve büyük gibi olacaktır. Dudak ve yanaklarda doluluk hissi duyulacaktır.
  2. Alt protez daha çok hareket edecek ve yerinden çıkacaktır. Alt proteze alışmak daha zordur ve daha çok zaman alır.
  3. İlk günlerde salgı bezlerinin uyarılması sonucu tükürük miktarı genellikle artar .Bu durum geçicidir.
  4. Protezlerle konuşmak bazen sorun olur. Fakat bu sorun zamanla düzelir. Yüksek sesle okunmalı ve doğru telaffuz edilmeyen kelimeler tekrarlanmalıdır.
  5. Hareketli protezlerde özellikle tam protezlerde yemek yiyebilmek en azından 6-8 hafta sürebilir.Hasta başlangıçta küçük parçalara bölünmüş yumuşak besinler çiğnemelidir.Sağ veya sol taraf hangi tarak rahatsa o tarafı kullanarak ağzını çok açmadan yavaş yavaş çiğnemelidir.
  6. Tam protezlerle ilk haftalarda ön dişlerle kesinlikle ısırılmamalıdır.
  7. Hasta çok uzun süre dişsiz kalmışsa , dişsiz halde protezli olduğundan daha rahat yemek yiyebilir ancak bu sağlıklı bir durum değildir .Proteze alıştıktan sonra daha rahat yiyebilecektir.
  8. Protezlerin yumuşak dokular üzerine oturması ve fonksiyon esnasında hareket etmesi sonucu, bazı yerlerde vuruklar olabilir hasta düzenli olarak kontrole gelmeli ve vuruklar hekim tarafından alınmalıdır.
  9. Protezler geceleri takılmamalı ve dokulara dinlenme şansı verilmelidir . Protezler geceleri çıkarıldığında su içinde bırakılmalıdır Protezler her yemekten sonra çıkarılmalı ve diş fırçası ile temizlenmelidir. Diş macunu veya sabun kullanılabilir. Ayrıca protez temizliğinde özel olarak üretilen tablet ve solüsyonları üretici firmanın talimatlarına göre kullanılabilir.
  10. Hasta protezini kullanmaya kararlı olmalıdır.Ve mümkün olduğu sürece protezi ağızda tutmalıdır.
  11. Yeni protezlerde yapıştırıcı toz veya kremlerin kullanımı doğru değildir. Hasta bu şekilde kullanmaya alışacak olursa yapıştırıcı kullanmadan kendini güvende hissetmez ve sürekli toz kullanımı sonucu çevre dokular zarar görebilir.
  12. Protez kullanımına alışmak biraz zaman alır. Bu süre yaklaşık 2 ay sürmektedir. Bazen hastaların protezlerini çıkarmadan belli bir süre takmaları gerekebilir. Bu sayede hekim hastanın rahatsız olduğu yerleri belirler ve protezin daha rahat ve iyi oturması için belli düzeltmeler yapabilir.

Protez Yapıştırıcıları Uzun Süre Kullanılır Mı?

Genel olarak uygun bir dokuya iyi oturan protezlerin, protez yapistiricilarina ihtiyacı olmaz. Ancak hastanın dokusu tutuculuk açısından yeterli değilse yada protezin doku ile uyumu bozuldu ise kullanılabilir.Uzun sure kullanilan yapistiricilar vucut tarafindan emilip sistemik rahatsizliklara sebep olabilir. Eskimiş ve tutuculuğu zayıflamış bir protez yumuşak dokulara zarar vereceğinden bir an önce değiştirilmeli yada “astarlama“ denilen işlemle dokularla uyumu yenilenmelidir.

Protezlerin Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Proteziniz olması, ağız hijyeni ve bakımınıza daha az dikkat edeceğiniz anlamına gelmez. Aksine dişhekiminize düzenli olarak gitmeniz protezlerinizin ömrünü artıracak ve ağız sağlığınızı koruyacaktır.

  • Protezlerinizi her yemekten sonra çıkararak iç ve dış yüzeylerini dış fırçası + sabun kullanarak temizleyiniz. Yapılan araştırmalar protezi akar su altında parmaklarla ovarak temizleme yönteminin protez yüzeyindeki ve eldeki mikroorganizmaları tüm yüzeye yaymaktan öte bir işe yaramadığını kanıtlamıştır. Mutlaka dış fırçası ve sabunla iç ve dış yüzeylerini temizleyiniz.
  • Temizlerken kayganlaşan protezi tutmakta zorlanıyorsanız ve protezinizi düşürmekten endişeleniyorsanız yumuşak bir örtü üzerinde bu işlemi yapınız. Bu ufak önlem protezinizin düşerek kırılmasına engel olacaktır.
  • Diş macunu protezinizin dış yüzeyindeki cilasının kaybolmasına sebep olmaktadır. Eğer kullandığınız protezin cilasında bir kayıp var ise bu yüzeye mikroorganizmaların tutulması için ortam sağlayarak protezinizin temizliğini güçleştirecektir. Böyle bir durumda diş hekiminize baş vurarak durumun hekiminiz tarafından düzeltilmesini isteyiniz.
  • Protez temizliğinde, farklı amaçlar için üretilen her türlü temizlik maddelerini çamaşır suyu, bulaşık ve çamaşır deterjanları…vs kesinlikle kullanmayınız. Bu maddeler protezin yapısını bozmakla birlikte genel sağlık açısından da son derece tehlikelidir.
  • Protez temizliği için özel olarak üretilen tablet veya solüsyonları üretici firmanın talimatlarına göre dikkatli bir şekilde kullanabilirsiniz.
  • Protezin üzerine yarleştiği ağız içi dokularının temizliği de son derece önemlidir. Protezinizi temizledikten sonra temiz olmayan bir ağıza yerleştirdiğiniz taktirde yapmış oldunuz temizlik boşa gidecektir.Protezlerinizi çıkartıp temizledikten sonra ağız içindeki dişsiz alanları yumuşak bir diş fırçası veya gazlı bez ile temizleyiniz. Şayet ağızınızda bazı dişleriniz var ise onlarıda mutlaka diş fırçası ve diş macunu ile temizleyiniz.
  • Bölümlü protezlerde protezin ağızdaki mevcut dişlere tutunmasını sağlayan kroşelerin temizliği ağızdaki dişlerin korunması açısından son derece önemlidir. Kroşelerin etrafındaki ve iç yüzeyindeki besin artıkları temizlenmediği taktirde dişlere zarar verecektir. Her yemekten sonra mutlaka temizlenmelidir.
  • Protezlerinizi çıkardığınızda mutlaka su dolu bir kap içerisinde saklayınız.
  • Diş hekimlerinizin kontrolü altında olmadan protezlerinizde siz veya bir başkası aşındırma, ilave tamir gibi işlemler kesinlikle yapmayınız/yaptırmayınız. Protezinizle ilgili herhangi bir probleminiz olduğunda derhal diş hekiminize başvurunuz.
  • altı ayda bir kez düzenli olarak diş hekiminize kontrole gidiniz. Bu kontroller ilerde olabilecek problemlerin önlenmesine yarayacaktır.
  • Unutmayınız ki protezlerinizin de bir ömrü vardır ve en az iki en fazla beş yılda bir yenilenmesi gerekmektedir. Aksi halde değişen dokulara protezinizin uyumu bozulacak ve kullanımı güçleşecektir.

Kanal Tedavisi (Endodonti)

endodonti_icKanal Tedavisi Nedir?

Dişin görünen beyaz tabakası (mine) altında yine sert doku olan dentin ve dişe canlılık sağlayan  pulpa (sinir) tabakası bulunmaktadır. Çürük ya da travma nedeniyle enfekte olan dişlerde pulpanın temizlenerek kanalın kök kanal dolgularıyla doldurulması işlemine ‘kanal tedavisi’ denir.

Kanal Tedavisi Hangi Durumlarda Yapılır?

Enfekte dişlerde genellikle soğukta, sıcakta ya da çiğnemede oluşan baskıyla şiddetli ağrı olur.
İleri safhalarda ise herhangi bir uyaran olmaksızın da dişte ağrı görülebilir. Ağrı kesici yeterli gelmeyebilir. Bazen de (ağrı eşiği yüksekse) hasta hiç ağrı hissetmeksizin kontrole geldiğinde radyolojik incelemede teşhis edilir.
Kanal Tedavisi Yapılmazsa ne olabilir?
  1. Pulpa enfeksiyon kaptığında veya öldüğünde, tedavi edilmediği takdirde, dişin kökünde, çene kemiği içinde abse oluşturan irin birikebilir. Abse, dişi çevreleyen kemiği yok ederek ağrıya neden olabilir.
  2. Hekiminizin bilgisi dışında alınan antibiyotikler sorunu sadece kronikleştirerek ileri bir tarihe ertelemektedir. İlerlemiş durumlarda abse daha çok yayılarak yüzde şişliğe neden olmaktadır.
  3. Bu da dişin çekimini gerektirebilir.
  4. Kısa vadede çekim kanal tedavisinden daha kolay ve daha ucuz bir tedavi şeklidir. Ancak oluşacak boşluk neticesinde buraya köprü ya da implant yapılması kanal tedavisinden daha maliyetli olmaktadır. Kendi dişinizi mümkün olduğunca koruyabilmeniz hem sağlığınız açısından hem de maliyet açısından daha avantajlı olacaktır.

Kanal Tadavisini Her Hekim Yapabilir mi?

Kanal tedavisini her hekim yapabilir. Bazı komplike vakalarda tedaviyi endodontistin yapması gerekir. Kanal tedavisi kuron köprülerde mutlaka yapılması gereken bir tedavi şekli değildir. Hekiminizin önerisine göre sadece gerektiğinde yapılmalıdır.
Kanal Tadavisi Nasıl Yapılır? 7063882endodonti2

  • Hastalıklı pulpa çıkarıldıktan sonra (pulpektomi) pulpa boşluğu ve kök kanalları temizlenir, genişletilir ve kanal dolgusu için şekillendirilir.
  • Birden fazla seansa ihtiyaç varsa, seanslar arasında dişi korumak için kuronda açılan deliğe geçici dolgu yapılır.

Kanal tedavisi, duruma göre birden fazla seans gerektirecek çeşitli adımlardan oluşur. Bu adımlar şunlardır:

  • Önce, ön dişin arka tarafında veya azı ya da küçük azı dişlerinin kuronunda bir delik açılır.
  • Daha sonra geçici dolgu çıkarılır ve pulpa boşluğu ve kanal kalıcı olarak doldurulur. Gutta percha (Güta Perka) adı verilen konik uçlu, kuçuk bir malzeme kanalların her birine sokulur ve genellikle simanla (yapışkanla) yerine yapıştırılır. Bazen, yapısal destek için kanalın içine metal veya plastik çubuk konulabilir.
  • Son adımda, doğal görünümünü ve şeklini eski hale getirmek için dişin üzerine kuron kaplanır. Diş kırılmış ise, kuronu yerleştirmeden önce dişi onarmak için post uygulaması gerekebilir.

Kanal Tadavisi Ne Kadar Sürer?

Kanal tedavisine karar verildikten sonra enfeksiyon durumuna göre 2 ya da 3 seans ayırmanız gerekmektedir. İlgili bölgeye lokal anestezi yapıldıktan sonra çürük temizlenir ve pulpa odasına ulaşılır. Buradan kanal eğeleriyle kök kanallarına girilerek dişin sinirleri temizlenir. Bu işlem döner sistemler kullanılarak yapıldığında çok zaman almayan bir işlemdir. Kök kanalları özel aletlerle şekillendirildikten sonra içerisine dezenfektan gönderilerek geçici dolguyla kapatılır ve 7-10 gün süreyle beklenir. 2. seansta kanal dolgu malzemeleriyle kanallar doldurulup daimi dolgusu yapılır. Enfeksiyon söz konusu değilse işlem tek seansta da tamamlanabilir. Eğer dişte aşırı madde kaybı varsa dolgu yeterli gelmez ve dişi kuronlamak gerekebilir.
Kanal Tedavisinin Başarı Oranı Nedir?

İdeal yapılmış kanal tedavilerinde başarı oranı en az %95 tir. Kök kanalları çok darsa kanal şekillendirme sırasında nadiren de olsa kanal aleti kırılarak kanal içinde kalabilir. Kanallar tamamen temizlenmişse ve kanal aleti kök ucundan çıkmamışsa bu şekilde bırakılabilir ya da tedavi yeniden denenebilir. Bazı durumlarda da kök ucu rezeksiyonu ile diş kurtarılmaya çalışılır.

Kanal tedavisi sonrasında kök ucundaki dokularda oluşan ödem nedeniyle 7- 14 güne kadar ağrı görülmesi normaldir. Hekiminiz size ağrı kesici önerecektir. Nadiren antibiyotik kullanımı gerekebilir. Rutin kontrollerinizde dişin röntgeni çekilerek kök ucundaki dokuların durumu gözlenir.

Kanal Tedavisinin Başarısı Nasıl Anlaşılır?

Kanal tedavisinin başarısı veya başarısızlığını kontrol etmek için en çok kullanılan yöntem, tedaviden önce çekilen röntgenlerle yeni çekilen röntgenleri karşılaştırmaktır. Bu karşılaştırma, kemik kaybının devam edip etmediğini ya da kemiğin yeniden şekillenip şekillenmediğini gösterecektir.

Onarılan Diş Ne Kadar Süre Kullanılabilir?

Tedavi edilen ve onarılan diş/dişler, doğru ağız ve diş bakımı ile bir ömür boyu kullanılabilir. Tedavi edilen dişte tekrar çürük oluşabileceğinden dolayı , ileride ortaya çıkabilecek başka problemleri önlemek için ağız bakımı ve düzenli diş hekimi muayenesi gereklidir.

Dişi canlı tutan pulpa artık var olmadığından dolayı, tedavi edilen diş, kırılganlaşarak, kırılmaya karşı daha hassas hale gelir. Kanal tedavisinden sonra dişe kuron veya dolgu uygulanması kararını verirken bu husus önemlidir.

Kanal Tedavisinin Başarısı Nasıl Arttırılır?

  1. Yapılan kanal tedavisinin içine post denilen vidalarla tutuculuğu arttırılabilir. Bunlar metal vida şeklinde olabilir birde son yıllarda fiber teknolojisinin ilerlemesiyle diş hekimliği sektörünede girmiştir. Bunlar diş renginde düz beyaz çubuklardır dişin kökü ile dolgu arasında en iyi bağlantıyı sağlar. Dişe kanal tedavisi yapıldıktan sonra kanal içine yerleştirilen fiber postlarla dolgunun tutuculuğu arttırılır,ömrü uzar.Üstüne yapılan bir kuron ile dişin kırılmasının önüne geçilir
  2. Dişin üstüne kron yapılarak kırılmasının önüne geçilebilir.
  3. Kanal tedavisi ve lazer: Son zamanlarda dental lazerin diş hekimliğine girmesiyle kök ucunda lezyon olan dişler çekilmeden tedavi edilmektedir.Lazerin enerjisiyle yıkama solüsyonları kanalların en son noktalara kadar ulaştırıp sterizasyonu en üst noktada sağlanmaktadır.Kök ucundaki kistlere lazer etkisiyle ulaşıp tedavi edilmektedir.

Gülüş Tasarımı

Gülüş Tasarımı Nedir?

dent6İnsanların gülümsediği anda ilk dikkat çeken organlar yüz bölgesi ve bu bölümü süsleyen dişlerimizdir. Bu anlamda sosyal toplumda yeni tanışmalarda ve toplantılarda ve özellikle kendine saygısı, güveni olan kişilerde ağız diş sağlığı bakımı,diş estetiği çok öne çıkan çarpıcı bir unsurdur. Gülümseme ile birlikte bütünlük teşkil eden estetik dişler kişinin kariyer, özgüven ve ağız sağlığı ile birlikte çevresindeki kişilere saygısını ifade etmekle birlikte cevredede saygı ve hayranlık kazanırlar.
Son yıllarda öne çıkan bir kavram olan estetik diş hekimliği; dişlerin ve ilişkide bulunduğu ağız ve yüz bölgesinin bir bütün olarak değerlendirilip, sağlık ve kozmetik açıdan ele alınmasını ilke edinmektedir.Estetik dis hekimligi bilimsel prensipler ile sanatsal yetenegin hassas bir kombinasyonudur. Burada diş hekiminin bilgi ve tecrübesi kadar, sanatsal görüşü de önemlidir. Doğallığı yakalamak için yüz yapınıza uyumlu formda ve renkte dişler yapılmalıdır. Hiçbir zaman duvar gibi dümdüz ve doğallıktan uzakta bembeyaz dişler estetik olarak kabul edilmez. Buradaki esas nokta, çene ve diş yapınızın elverdiği ölçülerde, sizin de beğeneceğiniz doğal görünümlü dişler elde etmektir. Gülüş tasarımında ele alınabilecek birçok nokta vardır.Dis hekimi ve ekibi bir gulus tasarlarken hastanin karakteri ile ilgili subjektif yargilarini ve yasam tarzini dikkate alip kendi sanatsal yetenkleriyle birlestirir.Her hastaya göre bu kriterler değişmekitedir. Cinsiyet, yaş, meslek, ten ve saç rengi tasarımı etkileyen kriterlerdir.

Gülümsemek sizin için sıkıntıya dönüşüyorsa;

  • Dişleriniz arasında boşluklar varsa,
  • Güldüğünüzde dişetiniz görünüyorsa,
  • Kaza nedeniyle disleriniz kirilmissa,
  • Dişlerinizin sarı renkte görünmesini istemiyorsanız,
  • Dolgu yapilamayacak kadar buyuk olan curuk dislerin tedavisinde,
  • Ön dişlerinizde eski dolgu ya da kopru varsa,
  • Dogustan fazla ya da eksik disleriniz oldugunda,
  • Çapraşık dişlere sahipseniz,
  • Çogu zaman ileriki yaşlarda aşırı diş kayıpları çene kemiği erimeleri, çökmüş gözüken yüz bölgesinin dik yöndeki ilişkisinin alt-üst çenenin boyutu değerlendirilerek dudak ve yanak kaslarının da eski kırışıksız hale döndürülmesini istiyorsaniz,
  • Çocukken kullanilan ilaclardan dolayi dis rengininiz degismisse,
  • Gülerken ellerinizle ağzınızı kapatıyorsaniz,

estetik diş hekimliği beklediğinizin çok üstünde sonuçlar verebilir.

Kaç Tür Gülüş İfadesi Vardır?

    • Çekici Gülüş (Sexy Smile)

gulus_ifadesiDiş etinin ya da kırmızıdan beyaza geçişin daha belirgin olduğu çok açık renkli parlak dişlerle,ön iki kesicinin daha uzun ve dışarı kaydırılıdığı,dudakları dolgunlaştıran,hafif açık bırakarak biraz da davetkar bir tebessümü destekleyen diş dizimidir. Bu kategoride ön dişler yan dişlere göre fark edilebilir derecede uzundurlar. Aslında genç bireylerde durum zaten böyledir, ön keserler ilk süren dişler olduğundan zamanla yıpranırlar ve boyları kısalır. Bu da beraberinde yaşlı bir görünüm getirir. Ön dişlerin bu şekilde dizaynı size genç, dinamik ve çekici bir gülümseme kazandıracaktır. Bu kategori genç yaştaki bireyler için uygundur.

    • Olgun Gülüş (Entellektuel Smile)

gulus_ifadesi2Abartısız, düz ve doğal, biraz görmüş geçirmiş,hafif aşınmış ve yaşını almış diş dizimi. Genelde hayatı hazmetmiş ya da mevki sahibi kisilerin sağlıklı ve bakımlı gözükmek için seçtikleri diş dizimidir. Dişler yatay düz bir çizgi üzerine sıralanmışlardır. Entelektüel gülümseme yüze olgun ve bilgili bir ifade verir. Bu gülümseme yüzün alt kısmını daha çok vurgular. Genç yaşlarda dişler ilk sürdüğünde uzunlukları birbirinden farklıdır. Orta yaşlarda ise dişler eşit boylardadır. Estetik dişhekimliği sayesinde bu dezavantajlı durumu avantaj haline getirebilir ve olgun, bilgili ve entelektüel bir gülüş tasarımı yapabiliriz.

    • Sportif Gülümseme ( Sporty Smile )

Daha hareketli,az daha uzun,uclari daha sivri dislerle,daha beyaz ve yuksek glazurlu dis dizimi.Genelde gulusunu esirgemeyenlere tavsiye ettigim saf,samimi,masum dis dizimi.Entellektüel ve çekici gülüş arasındadır. Orta kesici dişler yan kesicilerden çok az miktarda uzundur. Sportif gülümseme tasarımı, yüzünüze sıra dışı,içten ve sıcak bir ifade kazandırır. Bu gülümseme entellektüel gülümseme kadar ciddi ifadeli değil, çekici gülüş dizaynı kadar da çocuksu ve genç değildir.

Gülüş Tasarımı Kriterleri Nelerdir?

      • Yatay Hizalama

gulus_kriterİdeal bir gülümsemede çoğu zaman, göz bebeklerinden geçen hat ile dişlerin ortasından geçen hat birbirine paraleldir.

      • Simetri

Ön kesici dişlerin şekil ve boyutlarındaki uyumsuzluk kolayca farkedildiği için simetri çok önemlidir. Bu bakımdan yüz hatlarının imkan verdiği ölçüde simetrinin sağlanması gülüşe fazladan bir çekicilik katar.

      • Gülüş Hattı

Ön dişlerin kesici uçlarını birleştirecek şekilde çizilen eğri alt dudağın eğriliği ile aynı olmalıdır. bu çizgilerdeki uyum ne kadar sağlanırsa kiş o oranda genç ve çekici bir gülüşe sahip olacaktır.

      • Diş Eti Hattı

Gülümsediğinizde görünen dişeti hattı, üst dudak çizgisine paralel olmalıdır. Dişeti hattı, tıpkı güzel bir tabloyu çevreleyen çerçeve gibidir. Gülüşünüze anlam katar.

      • Gülüş Genişliği

Estetik bir gülüş için gülümseme hattı içinde arkadaki dişlerinde belli oranlarda görünmesi sağlanmalıdır. Bu sağlanmazsa ağız köşelerindeki karanlık alanlar hoş bir görüntü oluşturmaz.

      • Embraşurlar

Embraşur diye adlandırılan alanlar, dişlerin uçları arasındaki doğal ve üçgenimsi boşluklardır. Estetik ve ideal bir gülüş için, embraşurların boyutları ön dişlerden arka dişlere doğru artmalıdır.

      • Altın Oranlar

gulus_kriter2Görünür bölgedeki üst kesici dişlerin genişlik ve yükseklikleri sırasıyla, yüzün genişlik ve yüksekliğinin 1/16’sı olmalıdır. Ayrıca, doğadaki bir takım geometrik şekiller arasındaki

phi (?=1.618…)

      sayısı olarak bilinen oran vardır. Estetik bir gülümseme için dişler de bu kurala uymalıdır. Örneğin ön keser dişler ile yan keser dişlerin genişlikleri arasındaki oran

(1.618/1=1.618… =phi sayısı)

      , köpek dişleri ile yan keserlerin genişlikleri arasındaki oran da

(0.618/1 = 0.618)

      bu da phi sayısının bire bölümünden elde edilen sonuca ve ya phi sayısından 1 çıkarılınca elde edilecek sayıya eşittir.

    • Diş Oranı

Ön iki dişin genişliklerinin yüksekliklerine oranları yine altın orana uymalıdır, yani 0.618/1 = 0.618 bu da 1 in phi sayısına bölümünden elde edilen sonuca eşittir. Dişin görünür boyu, her zaman genişliğinden büyük olmalıdır.

    • Dişlerdeki Gölgeler

gulus_kriter3Dişlerde tek bir renk hakim değildir. Doğal diş saf beyaz olmaz. dişin rengi ve şeffaflığı bölgelere göre değişir. Bir dişin gövdesini üç bölgede incelersek

    1. Cervical Boyun Bölgesi: En parlak ve beyaz gülüşlerde bile sarımsıdır.
    2. Orta Bölge: Daha az sarımsıdır.
    3. Kesici Kısım: Değişen oranlarda şeffaftır ve gri görünümlüdür.

Gülüş Tasarımı Aşamaları Nelerdir?

    • Ön Değerlendirme Konsultasyonu

İlk randevu tanışma ve konuşma seansıdır. Bu randevude hasta rahat ve sakin bir ortama alınarak, problemleri, ihtiyaçları, beklentileri dinlenir. Hastanın beklentileri önemlidir çünkü gerçeküstü beklentiler hastayı düş kırıklığına uğratır. Bu seansta hastanın psikolojik durumu ve karakter tahlili yapılır. Hasta özellikle konuşturularak diş-çene-yüz ilişkileri değerlendirilir. Bu randevuda ağız içi, dışı ve yüz fotoğrafları alınır. Rahat konumdayken dudak kapanış ve gülümseme fotoğrafları çekilir. Ayrıca alt-üst çene modelleri elde edilir. Dişlerinin renk kaydı alınır. Hastadan panaromik film denilen tüm diş ve çene röntgeni alınır.

    • Tedavi Seçeneği Sunumu

Bu aşamada elde edilen veriler değerlendirilir ve tedavi seçenekleri sunulur. Değişik tedavi seçenekleri ve aşamaları, ücret bilgileri verilir. Hastayla beraber ağız modeli ve fotoğrafları değerlendirilir. Hastanın beklentileri doğrultusunda olabilecek son hali tartışılır. Günümüz teknolojisiyle son hali görüntüleri bilgisayar ekranında gösterilebilir.

    • Tedavi Planı

Bu aşamada hastayla beraber en uygun tedevi planı kesinleştirilir. Aslında her diş doktoru hastasına en uygun tedavi planını sunmak ister. Ancak doktorunuzu kısıtlayan bazı etkenler olabilir (hastaların sosyo-ekonomik düzeyleri, kültürel yapıları…gibi). Bu durumda diş doktoru hastasıyla son durumun tedavi ve estetik düzenleme sonucu nasıl olması gerektiğini anlatır.

 

Endopeel

Endopeel Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Botoks-nasİl-etki-ederEndopeel 6-8 aylık bir süre için, hemen sonuç veren yüz veya vücut liftingi elde etmek üzere patentli bir kimyasal yöntem kullanılarak progresif medikal lifting gerçekleştirmeye yönelik tıbbi bir tekniktir. Bu tekniğin uygulamasında İsviçreli hekim Prof. Dr. Alain Tenenbaum’un geliştirdiği DocTNB isimli ürün kullanılmaktadır. Yüz cerrahisi alanında uzmanlaşmış olan Prof. Dr. Tenenbaum’un geliştirmiş olduğu DocTNB, ENDOPEEL tekniğinin ürünü olarak aralarında İsviçre, İtalya, Fransa, Meksika’nın da bulunduğu çeşitli Avrupa ve dünya ülkelerinde 13 yıldır kullanılmaktadır.
Endopeel, yaklaşık 13 yıldır çeşitli Avrupa ve dünya ülkelerinde kullanılan, özellikle yüz bölgesi başta olmak üzere boyun, kollar, popo gibi vücudun çeşitli bölgelerinde uygulanan, yarım saat gibi kısa bir süre de sarkmaları azaltıcı tıbbi bir yöntemdir. Uygulama sonrası kasın gerginliği artar, yöntemin ciltte oluşturduğu gerginlik sonucunda da sarkma ve kırışıklıkları azalır.Mimik kaybı da yaşanmaz.Uygulama, kırışıklıkların azaltılması ve gerilmesi istenen bölgenin kas dokusu içine Endopeel enjekte edilerek yapılır. Uygulama öncesi, lokal anestezik kremler sürülerek, oluşabilecek acı, ağrı etkileri en aza indirgenir. Endopeel’in etken maddesi karbolik asit ve omega-6 yağ asitlerinden olan araşidonik asittir. Kas içine yapılan uygulama sonrası kasların gerginliğinde artış olmaktadır. Böylece sarkmalar toparlanır, uygulanan kasın üzerindeki ciltte de gerilme ve kırışıklıklarda azalma gözlenir. Yöntemin etkisi, uygulamanın bitiminden sonra ilk 15 dakika içinde başlar ve 6-8 ay kadar sürer. Çoklu uygulama sonrası etki süresi uzar.
Endopeel’in Avantajları Nelerdir?

  1. Endopeel, güvenilir bir yöntemdir.
  2. Cerrahi uygulama olmaksızın sarkmalardan kurtarır ve kırışıklıkların görünümünü azaltır.
  3. Cerrahi prosedürlerde görülebilecek komplikasyonların görülmemesi,
  4. Uygulama sonrası mimiklerde kayıp yaşanmaması
  5. Etkinin kısa sürede görülmesi yöntemin önemli avantajlarındandır.
  6. Endopeel, Botox’un alternatifi değildir çünkü Botulinum toksini ile Endopeel’in kırışıklıkların giderilmesinde beraber kullanımı etkiyi artırır.

Endopeel Hangi Durumlarda Uygulanamaz?

  1. Endopeel’in hammaddesi yer fıstığı olduğu için yöntem yer fıstığı alerjisi olanlarda kullanılmamalıdır.
  2. Ayrıca, 18 yaş altındakilerde,
  3. Herpes enfeksiyonu
  4. Kalp kası rahatsızlığı olan kardiyomyopatiden muzdarip olanlarda da uygulama yapılmamalıdır.

Endopeel ve Botoks Arasındaki Fark Nedir?

Doğru kişiye yapıldığında bir botoks alternatifi sayılmayacak ama yüzde ciddi gerilme ve toparlanma sağlayacak bir ilaçtır.Çünkü etki mekanizması botoxtan çok farklıdır.Botox:yapıldığı bölgedeki sinir iletimini bloke ederek o bölgeyi gevşeterek , kırışıklıkları önler.Endopeel ise yapıldığı zaman istirahat bazındaki kasın gücünü taşıyıcılığını arttırıyor.Dolayısıyla mimikleri bozmadan,herhangi bir mimik yapmadığı dönemde daha genç daha zinde görünmesini sağlayan bir etki gösterir.
Etki Mekanizması Nasıldır?
Tamamen kaslara etkili bir uygulamadır.15 dakika sonra etkisi başlar.2 saatte oturur,2 gun sonra tamamamen yerleşmiş olur.Etki mekanizması tamamen kaslaradır.Örneğin,yüzdeki bir sarkmayı giderecekseniz,mimik kasları içerisine çok küçük dozlarda 0,5 dzm dediğimiz milimetrenin yaklaşık 20’de 1 ilaç kadar vererek bu etki oluşturulur.Bu düşük miktarda verilen madde bir dolgu maddesi degildir.Sadece kasın daha güçlü hale gelmesini sağlar.Örneğin kas 2cm’de istirahat halindeyken,bundan sonra 1 cm olarak istirahatte kaliyor:kalıcı bir gerilme olusturuyor bu etkisinden faydalanılır.Bir başka güzel yani,diğer ilaçlarla kombinasyonunun mümkün olması yani bir dolgu maddesi ya da botox’la beraber kullanılabiliyor olmasıdır.Herhangi bir eksiklikte diğerleriyle de tamamlanabilir.Kısacası alerjik olmayan şahıslarda ve uygun endikasyonlar da uygulandığında çok güzel netice veren bir uygulamadır.
Uygulama İcin Kaç Seans Gereklidir?

Dr.Alain birkaç seans daha uzun etkili olabiliyor diyor.Ilk uygulamadan bir ay sonra muhakkak ikinci uygulama yapıldığında 6-8 aya kadar süren kalıcı bir gerginlik sağlanır.Uygulama bırakılmak istenirse kırışıklıklar asla daha kötüye gitmez eski haline geri döner.

Endopeel Tekniği

  • Yağ asitlerinden yapılmış bir preparat olup, kas lifleri arasında boşluklar oluşturarak 6-8 ay sonra eski haline dönebilen, hızlı bir kas kütlesi liftingi yaratır.
  • Uygulandığı her bölgede cildi gerer.
  • Kötü görünen, torba gibi olmuş düşük gerdan halindeki platisma bantlarının hızlı ve etkili bir şekilde düzeltilmesinde, cildin fiziksel kalitesinin arttırılmasında kullanılır.
  • Dudak üstündeki kasların hiperaktivitesinden kaynaklanan ve estetik olmayan problemin giderilmesine yardımcı olur.
  • Etkinlik, kolay kontrol edilebilirlik ve uzun süren etki elde etmek bakımından ENDOPEEL tekniğinin uygulanacağı en uygun yer, kaslardır.
  • Çalışmalar esnasında doku ölümü veya abse belirtilerine rastlanmamıştır.

Endopeel Tenkniğinin Yüz Boyun Uygulamalarında Sağladığı Avantajlar

  • Cerrahi müdahalelere girmeden acısız bir kimyasal lifting yapılmasını sağlar.
  • Yüz ve boyun liftinginde, kimyasal yolla, herhangi bir skar oluşmadan hızlı bir şekilde belirgin sonuçların alınması sağlanır.
  • ENDOPEEL tekniği ile yüz ve boyun liftingi 6-8 ay sürelidir.
  • Cerrahi yüz liftinglerinin daha uzun ömürlü olmasına yardım eder.
  • ENDOPEEL tekniği, yüzün 1/3 alt bölümünde kasları felç etmeden etki yaparak Botulinum toksini injeksiyonuna bir alternatif olabilir.
  • ENDOPEEL tekniği, kimyasal araçlarla cilt sıkılaşması sağlayan yöntemlere alternatif oluşturur.
  • Kaslardaki değişiklikler, hemen hemen tamamen eski haline döner.
  • Yüz liftingi: Karbolik asit ile ENDOPEEL tekniği uygulandığı yerde hemen lifting etkisi sağlar.

Cerrahiye göre avantajları şunlardır;

  • Fasyal paralizi riski yoktur, Nekroz yoktur, Skar oluşmaz Özellikle cerrahin, fasyal sinirde yüksek lezyon riski nedeniyle kaçınacağı, yüzün orta kısmından buruna uzanan bölge gibi alanlarda ENDOPEEL risksiz uygulanabilir. Bu, herhangi bir bölgede, özellikle de tehlikeli veya cerrahinin izin vermediği bölgelerde uygulanabildiği için ENDOPEEL’in yüz liftinginde tamamlayıcı olabileceği anlamına gelmektedir.

Endopeel Teknikleri İle Sağlananlar

  • İnjeksiyon yapılan kasta hemen oluşan boyut değişikliklerine bağlı cilt sıkılaşması sağlanır.
  • Selülit görünümünde (portakal cilt) hızlı iyileşme sağlanır. Cilt ütülenmiş veya peeling yapılmış gibi görünür.
  • Kötü görünen torbalanmış gerdan-çene kontürü düzeltilir. Çene kontüründe ve kötü görünümlü torbalanmış gerdanda iyileşme sağlamak için pek çok kasa injeksiyon yapılır. İlgili kaslar şunlardır: Ağız kenarındaki Depressor, Buccinator, Masseter, Medial pterygoideus, Digastric, Mylohyoideus, Geniohyoideus

Endopeel Sonrası Bakım Nasıl Olmalıdır?

  • Geç ödeme yol açabilecek prostoglandinlerden kaçının.
  • Geç ödeme yol açabilecek sitokinlerden kaçının.
  • Önemli bir ödem veya acı hissi durumunda Rokisoprophen sodium önerilir.
  • Sauna, çok sıcak su, sıcak kahve veya çay gibi ısı yaratacak durumlardan kaçınılmalıdır. Kendinizi güneş veya brozlaşma kabinlerine maruz bırakmayın.
  • ENDOPEEL sonrası ev bakımı olarak, herhangi bir komedonejenik madde içermeyen Vit A, Vit C, Vit E yanında UVA / UVB koruyucu faktör içeren bakım kremleri önerilir.
  • Ekimozları (ezik, bere, çürük) olanlar için Vit K faydalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Endopeel Tekniğinin Amacı Nedir?

Karbolik asit (bu bir asittir) yalnızca kasın kontraktil fonksiyonunu azaltmak için değil, kas tonusunun başlangıç düzeyini arttırmak için de kullanılır. Bu sayede söz konusu asit yüz, boyun, vücut ve dekoltenin herhangi bir bölgesinde gerdirme için uygulanabilir.

Endopeel Hangi Durumlarda Kullanılabilir?

  • Alın liftingi: Botoksun aksine kaşların çatılabilmesine izin verir. Karbolik asit hiçbir noktada paralize yol açmaz. Yüz ifadeleriniz ve mimiklerinizi korursunuz.
  • Yüz liftingi: Karbolik asit ile ENDOPEEL tekniği uygulandığı yerde hemen lifting etkisi sağlar. Cerrahiye göre avantajları şunlardır: fasyal paralizi riski yoktur, nekroz yoktur, skar oluşmaz ve özellikle cerrahın, fasyal sinirde yüksek lezyon riski nedeniyle kaçınacağı, yüzün orta kısmından buruna uzanan bölge gibi alanlarda ENDOPEEL risksiz uygulanabilir.?Bu, herhangi bir bölgede, özellikle de tehlikeli veya cerrahinin izin vermediği bölgelerde uygulanabildiği için ENDOPEEL’in yüz liftinginde tamamlayıcı olabileceği anlamına gelmektedir.
  • Boyun liftingi
  • Burun ucu liftingi. Burun ucunu buruna dokunmadan, fakat yalnızca burun ucundaki elevator adlı kas ile ENDOPEEL tekniği kullanarak kaldırmak.
  • Burnun, her zaman kaslarla etkileşim içinde olan, genişliğini azaltmak.
  • Yüz ve boyun arasında artık kesin bir ayrım veya kontur bulunmayan olgular için mandibular (çene) konturunu tekrar belirginleştirmek
  • Sarkık alt çene bölgesinin liftingi
  • Platizma bantları
  • Perioral kod çizgileri (dudak çevresindeki küçük kırışıklar)
  • Nazo-genian sulkusun (burnun alt kısmından ağız kenarına uzanan hat) liftingi
  • Yüzün alt üçte birlik kısmı
  • Dekolte liftingi
  • Brakial (üst kol bölgesi) gerdirme
  • Gluteal lifting
  • Krural lifting (kasık)
  • Selülitli derinin gerginleştirilmesi
  • Umbilikal lifting: Çok büyük fazlalık yoksa karın bölgesindeki sarkmış derinin gerdirilmesi ve kaldırılması

Riski Var Mıdır?

Karbolik asitin toksikolojik riskleri iyi bilinmektedir ve bir hastada bir gün içinde 25 ml’den fazla %5’lik karbolik asit kullanımına izin verilmez. Bir diğer komplikasyon ise özellikle ağız ile göz çevresi bölgelerinde ortaya çıkan ve neyse ki geçici olan ödemdir.

Klinik Etki Ne Zaman Başlar ?

Etki hemen ortaya çıkar (ilk enjeksiyondan yaklaşık 30 dakika sonra), hastaların hemen mutlu olmasının nedeni budur, çünkü derhal sonuç alırsınız.

Nasıl Etki Eder ?

ENDOPEEL kasın kontraktil fonksiyonunda azalmayı – kas tonusunun başlangıç düzeyinde artış – ve hipotonik dokularda proteik koagülasyonu tetikler.

Rötuş Gerekir Mi ?

Rötuş olumsuz bir terimdir. İkinci seans veya idame tedavisinden söz etmek daha yerinde olacaktır. ENDOPEEL’i daha çok kez uyguladığınızda, etkiler daha fazla iyileşme ile daha uzun sürecektir. Ancak her 6-8 ayda bir seans gerçekleştirmek yerine, birçok doktor ve ben yalnızca 2 ayda bir 1 veya 2 ml karbolik asit kullanarak idame tedavisi uygulamayı tercih ediyoruz. İdame tedavileriyle sonuçların 6-8 ayda bir uygulanan seanslardan çok daha iyi olduğunu görmekteyiz. Yerine Bazı hekimlerin 2 ayda bir 1 veya 2 ml karbolik asit kullanarak idame tedavisi uygulamayı tercih ettiklerini de biliyoruz.

Yaşam Boyu Kullanılabilir Mi ?

Bu teknik ince olsalar dahi kasların bulunduğu her yerde tüm yaşam boyu kullanılabilir. Uygulamadan 6-8 ay sonra tam “restitutio ad integrum” (orijinal duruma geri dönüş) elde ettiğimiz için bunu sonsuza dek kullanabilir

Mimik Kaybına Neden Olur Mu ?

Mimiklerinizi asla kaybetmezsiniz, çünkü ENDOPEEL kasları asla felce uğratmaz. Ancak hasta doktorun talimatlarına uymalıdır. Aksi halde, örneğin yalnızca boynunuza tedavi uygulanmasını ister ve yüzünüze uygulanmasını istemezseniz 2 yaşın buluşması gibi boynunuz 30’lu ve yüzünüz 60’lı yaşlarda görünecektir! Bu durumda genç yaş yerine birden çok yaşa sahip olacaksınız.

Genç Ve Dinamik Görünmek İçin Neler Yapmalıyız

Öncelikle cildin nemlenmesine çok dikkat edilmeli. Sigara çok kötü bir alışkanlık. Cildi mahveden,cilt alt yağ dokusunu eriten.Yanak ve dudakta çizgiler oluşturan son derece tehlikeli bir alışkanlıktır. Giderek azaldığı gözlemlense de fakat yine de kullananalar çok fazla. Cildi nemlendirmek,sigaradan uzak durmak,kuru kalmasını önlemek,sağlıklı beslenmek ve gereksiz kimyasallardan,güneşle uzun sureli bir temastan kaçınmak gerekmektedir.

Yüz Tasarımı

Yüz Tasarımı Nedir?

2720_1280x8001
Günümüzde estetik herşeyde ön plana çıkmaktadır.Artık herkes sadece diş yaptırmayı değil estetiğide talep etmektedir.Tam bir estetik gülüş tasarımı için dişleri ve yüzü bir bütün olarak düşünmek gerekmektedir.Dişleri eksik olan ya da yanlış konumlanmış bir hastaya istediğiniz yanak ya da dudak dolgusunu yapın tam bir estetik veremezsiniz.Dolayısıyla diş ve yüz estetiği birbirinden ayrılmaz bir bütündür.Avrupa’da özellikle londra’da başlayan bu akım Türkiye’de de gerekli yerini almıştır. Bu konsepte , diş estetiği üzerine çalışan diş klinikleri yüzü bir bütün olarak değerlendirmekte ve tüm tedavilerini uygulamaktadır. Estetik bütünün uyumudur.Tam bir gülüş tasarımı diş estetiği ve yüz estetiğinin uyumlu bir dizaynıdır.

Fizyolojik Yaşlanma Nedir?

fizyolozik_yaslanma

Yaşımız ilerledikçe fizyolojik yaşlanma başlar.Ağız içindeki fizyolojik yaşlanma dişlerdeki aşınma nedeniyle , çene ucu ve burun arasındaki mesafe kısalır, dudak kenarlarında çizgiler oluşur. Burun kenarından aşağıya inen gülme çizgileri belirginleşir.

Yerçekimininde etkisiyle yanaklarımız aşağıya doğru iner. Tüm bu değişim çok yavaş ama gittikçe belirginleşerek devam eder.Yüzde oluşan yatay çizgiler yüze bir estetik ve sevimlilik katarken dikey çizgiler yaşlı görünümü arttırırlar.

Yüzdeki fizyolojik yaşlanmada ise ciltteki kolojen ve yağ dokusu içeriğinin azalması sonucu ciltte sarkmalar, çökmeler ve kırışıklıklar oluşmaya başlar.

Ayrıca cilt altındaki mimik kaslarının sürekli çalışması, güneş ışınlarının yaşlandırıcı etkileri, yerçekimi ve sigara cilt yüzeyindeki kırışıklıkları daha da arttırarak cildin hyaluronik asit üretimi azalır ve sonuç olarak cilt elastikiyetini ve canlılığını kaybederek kırışıklıklar oluşur.

Fizyolojik Yaşlanma Nasıl Tedavi Edilir?

Oral anti aging tip uygulamlarının en önemli hedefi fizyolojik yaşlanma belirtilerinin ortadan kaldırılması,durdurulması,hatta geriletilmesidir.Oral yaşlanma sürecine girmiş,kısmi veya dişsiz hastalarda implant destekli sabit protetik restarasyonlar vasıtasıyla,yaşlanma sürecini durdurmak ve geriletmek mümkündür.Başka bir ifade ile uzun yıllardır kısmi dişsiz olan,bölümlü veya total hareketli protez kullanan bir birey,yıllar önceki tam dişli durumuna geri dönebilmekte ve kısmen kaybetmiş olduğu oral fonksiyonları yeniden kazanabilmektedir.Bu açıdan,oral yaslanmanın durdurulmasını sağlayan,fonksiyonları ve estetiği rehabilitee edebilen combine tedaviler bir oral anti aging uygulaması olarak kabul edilebilir.

Oral yaşlanmayı en iyi implant tedavileriyle sağlayabiliriz.Çünkü diş çekiminden sonra yapılan implantlar kemik kaybını en aza indirerek yüz dokusunun sarkmasını önlerler; ya da çok erken yaşta diş çekimi sonucu oluşan kemik erimesinden dolayı oluşan yüz sarkmasını da hareketli yada sabit protezlerle destekleyerek kırışıklıkların bir kısmını açabiliriz.

Dişlerin aşınması sonucu oluşan fizyolojik yaşlanmayı estetik lamine kaplamalar yada zirkonyum kron tedavileriyle daha güzel ve genç görünüme kavuşturabiliriz. Yüzde oluşan fizyolojik yaşlanmayı ise hyaluronik asitli dolgular botoks,Mesolifting,endopeeling veya biorevitelizasyon ile gençleştirebilir ve bir miktar geciktirebiliriz.

close up clean smile whiteYenilenmiş pırıl pırıl bir gülümsemeyle birlikte onu çerçeveleyen dudak ve yüzde hyoluronik asitli dolgularla desteklenerek tedavi tam sonuca ulaşır. Burada amaç fizyolojik yaşlanmayla kaybedilen dokulardaki kaybı tamamlayıp hastaya en güzel gülüşü sunabilmektir.

Yaşın ilerlemesi ile birlikte gelişen kırışıklık, istenmeyen çizgilerden kurtulmak ,hyaluronik asit verilerek kolejen dengesini artırıp yüzü biçimlendirmek ve şekillendirmek için yapılan tıbbi yöntemlerin birisi de dolgu maddeleridir.Bu tip uygulamalarda esasen cildin yapısında bulunan, zamanla azalan ve vücut tarafından doğal olarak kabul edilen dolgu maddeleri cilt altına uygulanır. Dolgu maddeleri kırışıklıklar,çukurlar,zamanla hacim azalması görülen noktalara enjekte edilir.Ciltteki kırışıklıklar ya da kaybedilen yapılar yerine konularak cilt daha genç daha diri ve daha sağlıklı bir görünüme kavuşur.

Yüz Dolgusu

Yuz(Fasial) Dolgulari nedir? Uygulama alanlari nerelerdir?

Fizyolojik yaslanma sonucunda yerçekimine, fazla güneş ışınına maruz kalan ve nem kaybına uğrayan kollajen ve elastin liflerindeki bozulma ve çökmelerin sonucu olan kırısıklıkların
giderilmesi amacıyla cilt altına uygulanan dolgu maddeleridir.
hyaluronik asit verilerek kolejen dengesini artirip yüzü biçimlendirmek ve şekillendirmek için yapılan tıbbi yöntemlerden birisidir İnsan vücudunda bulunan bir madde olduğundan kolaylıkla kabul edilir. Cilt sağlığı için önemli bir madde olan hyaluranik asitin yer kaplayıcı etkisi çöküntüyü yükselterek kırışıklığı ortadan kaldırdığı gibi cildi de besler. Kişinin ihtiyacının doğru olarak
belirlendiği, doğru yapılmış uygulama sonuçları mükemmeldir.

Kaç Çeşit Yüz Dolgusu Vardır?

Dolgu maddelerini iki ana gruba ayırmak mümkündür. 92106-ch_01_09_central_klinic_mv_main-thumb

    1. Birincisi kişinin kendi dokusu ile yani otojen
        • Yağ enjeksiyonu
          Liposuction ameliyatlarında ,vücuttan alınan yağ,ince iğne kullanılarak yüz bölgesindeki kırışıklık ve çukurları enjekte etme esasına dayanır.Oldukça yaygın olarak kullanılan bu yöntemin olumlu sonuç verebilmesi için uygulayan uzman hekimin tekniği ve tecrübesi
          çok önemlidir.

Yag Enjeksiyonunun Avantajı

      • Yüze verilen yağ ,kişinin kendi dokusu olduğu için alerjik reaksiyon yapmaz
      • işlemden önce test gerekmez.
      • Zamanla birlikte yağ eriyebildiğinden işlem ortalama 6-12 ayda bir tekrarlanmalıdır.
  1. İincisi ise dışardan hazır uygulanan birtakım materyallerdir.
    • Kollajen dolgular
      Kollojen, cildin sıkılığını ve gerginliğini sağlayan temel bir dokudur,yaşın ilerlemesi ile birlikte kollojen miktarı azalır ve ciltte sarkmalar kırışıklıklar meydana gelir.En yaygın olarak kullanılan kollajan enjeksiyonu ,sığır derisinden elde edilen Bovin Kollajen dir, labratuarda işlenerek saflaştırılır ve insanda bulunan kollajene benzer hale getirilir.
      Kollojen Dolgularin Dezavantaji
      Uygulamalarda az da olsa alerjik reaksiyonlar görüldüğünden, işlemden önce 15 er gün ara ile 2 kez alerjik test yapmak gerekir , bu nedenle bu gün artık pek tercih edilen bir dolgu maddesi değildir.
    • Polilaktik asit(PLA)
      Polia laktik asit içeren dolgu maddelerin başında New Fill ilacı gelir,bu madde ,vicryl denilen cerrahi dikiş ipliğinin yapımında kullanılır.
      Vücut tarafından kolay kabul edildiği ve alerjik reaksiyona yol açmadığı için uygulamadan önce test yapmaya gerek kalmaz. New fill kalın çizgiler,derin çukurlar ve yüzün hacmi azaldığı durumlarda uygulanabilir.
      Polilaktik Asit Dolgularin Dezavantajı
      Vücut tarafından geç emildiği için bölgede fibroz doku oluşturarak etkisi 2 yıl surer Bu fibroz doku bazen deri altında bir sertlik şeklinde ele gelebilir.
    • Sentetik dolgular
      maddeler(Artekol,Silikon,implantlar,Goreteks)
      Sentetik özelliklerinden ve olası yan etkileri fazal olduğundan tercih ettiğimiz yöntemler değildir.
    • Hyalüronik asit(en çok tercih edilen dolgu maddeleri)
      Hazır uygulanan dolgu maddelerinden dünyada da en çok kullanılanı ve en güvenilir olanı hyaluronik asit içeren preparatlardır. Dolgu maddesi olarak kullanılan “hyaluronik asit” aslında ciltte bulunan doğal bir maddedir. Hyaluronik asit preparatları hayvansal hammadde içermeyen, stabilize bir asittir. Çeşitli formları mevcuttur Restylane,Perlane,Juvederm,Teosyal en çok kullanılan hyalüronik asit türevleridir.

Hyaluronik Asitli Dolguların Avantajları Nelerdir?

  1. Hyalüronik asit bir polisakkarit yani doğal şekerdir ve insan vücudunda, canlılarda doğal olarak 20152161058484874bulunur.
  2. Bu maddelerin hücre bölünmesi,eklemlerin kayganlığının sağlaması ve cildi gergin tutması gibi çok önemli görevleri vardır.
  3. Hyalüronik asit kendi hacmindenbin kat fazla su tutabilir.
  4. Enjekte edildiği yerde uzun süre şeklini muhafaza edebilir, bu yüzden çok ideal ve en çok tercih edilen dolgu maddesidir.
  5. Kozmetik ürünlerde bol kullanılır.
  6. Bu dolgularda alerjik reaksiyon görülmez.
  7. Her hangi bir alerjik test kesinlikle gerekmez .
  8. FDA onaylı bir üründür.
  9. Kalıcılığı 6 ay ila 1 yıl arasında değişir.
  10. Uygulama son derece pratik olup tek seansta gerçekleşir sonuçlar son derece yüz güldürücüdür.

Hyaluronik Asitli Dolguların Uygulanımı Nasıldır?

Uygulama cilt içine mikroenjeksiyonlar ile yapılır. Hastada çok az bir rahatsızlık hissi oluşabilir. Son
Zamanlarda Londra da baslayan akimda  dis hekimleri  de dudak dolgusu yapmaya baslamistir.Agiz icinde yapilan dental anestezilerle rahatsizlik hissi sifira indirilmistir. Sonuçlar hemen görülür. Enjeksiyon bölgesinde geçici ödem, kızarıklık olabilir. Birkaç gün içinde geçer. Dolgu maddeleri en çok dudak kalınlaştırma, alın çizgileri, ağız etrafı ve gülme çizgileri, göz etrafındaki kırışıklıkları gidermek amaçlı kullanılır.

Hyaluronik Asitli Dolguların Uygulama Alanları

  • Nazolabial çizgiler(burundan dudak yan taraflarına uzanan çizgiler)
  • Dudak kenarlarından aşağıya inen çizgiler(marionette çizgiler)
  • Dudak üstündeki mimik çizgiler(perioral çizgiler)
  • Derin sivilce ve yara izleri
  • Dudak dolgunlaştırma
  • Elmacık kemiği ve yanak

Lazer

Lazer Nedir?

lazer2Son 30 yılda lazer tıbbın tüm dallarında çok başarılı sonuçlar vermiştir.günümüzde daha ileri ve derin tedavi tekniklerinde kullanmak amaçlı gelişmeye devam eden lazer teknolojisini ve tıp bölümündeki yeni uygulamalar hekim ve hasta yararına çok büyük faydalar ve kısa zamanda tedavinin sonlanması ayrıca çok yüksek tedavi başarısını yakalamıştır. Degisik konularda ustunlugu gercekten tartisilamayan,hatta bazi alanlarda da alternatifsiz olan bu sistem geleneksel tedavi yontemlerinin yani sira destekleyici tedavi olarak,bazi vakalarda ise bu tedavilerin yerine kullanilmaktadir Diş hekimliğinde lazer öncelikle diş eti tedavilerinde kullanılmaya başlanmış,ileri vakalarda basit diş eti operasyonların da başarılı kullanılmıştır. Lazer kullanilan tedavi yontemlerinin en onemli avantaji:hastanin konforunun yuksek olmasi,local anestezi ihtiyacinin minimum olmasi,cihazin sessiz calismasi ve iyilesme surecini kisaltip,agri, sislik gibi komplikasyonlari en aza indirgemesidir.

Lazerle Tedavi Edilen Hastalıklar Nelerdir?

  1. Tüm diş eti hastalıkları ve ameliyatlarında
  2. Diş çürüklerinin dolgu kanal tedavilerinin tümünde
  3. Çocuk dişleri dolgularında çok başarılı
  4. Tüm çene cerrahisi ameliyatlarında
  5. Diş beyazlatma işlemlerinde tek seansta beyazlatma da % 90-95 başarılıdır.
  6. Tüm yanak dudak dil ve diş etlerinde gerek ameliyat kist,apse,biyopsi ve ağız hastalıkları tedavilerinin tümünde başarılıdır.
  7. Yara iyilesmesinde hizlandirilmasi ozellikle implant ameliyatlarindan sonra
  8. Agizda olusan aftlarin tedavisinde
  9. Peri-implantitis tedavisinde
  10. Dis etindeki koyu renkli alanlarin(ozellikle sigara icenlerde)giderilmesinde
  11. Ortodontik tedaviden sonra
  12. Estetik amacli uzun dis etlerinin kisaltilmasinda
  13. Iki asamali implantlarin ikinci asamasinda implantin disetinin altindan aciga cikmasinda
  14. Kanama durdurulmasinda

Lazerin Diş Hekimliği Uygulamalarındaki Avantajları Nelerdir?

  1. Klasik tekniklere göre kanama yok denecek kadar azdır.lazer_ic
  2. Anestezi çok az kullanılır ya da hiç ihtiyaç duyulmadığı durumlar çoktur.
  3. Diş iğnesi ve aletlerden korkanlar ve çocuklarda korku ortadan kalkar.
  4. Kalp-tansiyon hastalarında anestezi ve heyecanlanma (ses olmadığı için) olmadığı için rahat kullanılır.
  5. Diabet ve sistematik hastalarda kanama çok az olması çok rahat bir çalışma ortamı oluşturur.
  6. Yara iyileşmesi klasik yöntemlere göre ameliyat ve diş eti hastalığında çok çok hızlıdır.Bunun sebebi çalışılan saha işlem anında lazer tarafından steril ya da dezenfekte edilir.
  7. Çok zor kanal tedavilerinde tam sterilizasyon sağlandığı için dişin kurtulma şansı çok çok yüksektir.
  8. Aşırı korkan çocuklar,yeni tedaviye başlayacaklar ve geçmişte diş aletlerinden kötü deneyim yaşamış erişkinlerde başarılı bir uygulaması vardır
  9. Ozellikle dis koklerinin ucunda olusan apical lezyonlu dislerin kanal tedavisiyle kurtarma sansi cok yukselir.

Geleneksel Cerrahi Yöntemlere Göre Lazerin Avantajları Nelerdir?

  • Koagulasyonu saglar,
  • Lenf damarlarini kapatir,
  • Yara bolgesinin steril olmasini saglar,
  • Temiz ve acik bir operasyon saglar,
  • Daha az kanama olur ve dikise gerek kalmaz,
  • Daha az skar dokusu olusur,
  • Minor aftoz ve herpetic lezyonlar uzaklastirirlir.

Diş Pırlantaları

Diş Pırlantaları Nedir ?

dispirlantalariDiş yuzeyine hiç dokunmadan özel yapistirici bondinglerle diş yuzeyine yapistirilan aksesuardir.2 ile 20 yil arasi dis yuzeyinde kalabilirler. Istenilen zamanda çıkartılıp diş yüzeyinde bir yıpranmaya sebep olmazlar.

Bonding

Bonding Nedir ?

bondingBonding işlemi, dişlere zarar vermeden dişlerdeki küçük şekil bozukluklarının giderilmesi işlemidir. Diş hekimi, özel malzemeler ile bir heykeltıraş gibi davranarak bondingi dişlerin üzerine yerleştirir ve dişlere yeni şekiller verir.

Hangi Durumlarda Uygulanır ?

  • Kırık dişlerin tamirinde,
  • Küçük aralıkların kapatılmasında
  • Diş boylarının uzatılmasında kullanılabilir.
  • Dişin rengini veya şeklini değiştirmek,
  • Büyütmek ya da bir kusurunu tedavi etmek

amacıyla dişe yapılan ilavelerdir.

Avantajlari ve Dezavantajlari Nelerdir ?

  • Bonding uygulanan dişler normal dişler kadar renk değişimine uğrar. Cilalama yapılarak lekelenmeye karşı dayanıklılığı arttırılabilir. Sigara, çay, kola ve kahvenin sebep olduğu lekelenmeler rutin diş temizliğiyle giderilebilir.
  • Bonding uygulanmış bir dişe, gerektiğinde yeniden bonding işlemi yapılabilir.
  • Her yaşta kişiye uygulanabilir.
  • En az diş kaybı bu işlemle sağlanabilir.,
  • Hemen hemen herkese uygulanabilir.
  • Ortalama 15 dk. ile 1 saat arasında tedavi süreci bitmiş olur.
  • Buz ve şeker gibi çok sert nesneleri ısırmaktan kaçınmak gerekir.

Nasıl Uygulanır ?

bonding_icDişlerde varolan aralıkları, ufak tefek yüzey problemlerini veya kırıkları kısa süreli tek seanslık bir işlemle düzeltmek mümkündür. Bonding işleminde, dişin rengi tespit edildikten sonra uygun renkteki kompozit reçinelerle dişe istenilen form verilir. Bu işlem sırasında dişin rengini alan ‘bukalemun’ özellikli kompozitler kullanılarak maksimum renk uyumu elde etmek mümkündür.